Patiliköy Özel

Patiliköy Mucizesi

Karda

Buzda

Suda

Foseptik Çukuruna Atılınca

Çuvalda

Harabede

Çöpte

Heryer Kararınca

Foseptik Çukuruna, Ölüme Atılınca...

Gece 22:30 sularında bir telefon aldık…

Daha 20 gün kadar önce doğan, yürüme şansı olmayan 6 yavru, Ankara’da bir foseptik çukuruna atılmıştı…

Gelen ihbar üzerine gece yarısı olay yerine giden hayvan kurtarıcısı Volkan KOÇ, Canan KOÇ ve dostları, hiç düşünmeden foseptik çukuruna girip yavruların tamamını oradan çıkardılar…

Yavruların tamamı donmuş ve ciğerleri foseptikle dolmuştu…

Sonra ne mi oldu?

Yine bir Patiliköy Mucizesi..

Hemen veteriner kliniğine yetiştirdik. Onları ısıttık, oksijen verdik, masajla ciğerlerindeki foseptiği çıkartmaya çalıştık, saatlerce temizledik, hayatta tutmaya çalıştık.

Saatlerce süren çabalarımız sonuç verdi, ve mutlu son! 🙂

Yavruların tamamı şu an sağlıklı ve mutlu patilerin diyarı Patiliköy çatısı altında anneleri ile birlikte! (ve ne kadar haylaz olduklarına inanamazsınız 🙂

İşte burası, kimsesiz patililerin rüyası,

mutlu patilerin diyarı,

Burası PATİLİKÖY

Gerçek bir mucize : Liya

“Burada Liya’ya benzer birçok canımız var, ama Liya çok özel bir köpek bizim için. Çünkü onunhikayesi gerçekten çok açıklı.

Ankara’nın Dikmen semtinden aldık biz onu.

Aldığımızda malesef üzerine tiner dökülüp yakılmış, ölmediği için de karın bölgesi bıçakla komple açılmış bütün bağırsakları dışarıdaydı.

Kurtuluşu gerçekten mucize.

Aylarca tedavi gördü. Tedavi sonrası ayağa kalkamadı, yaklaşık 7-8 ay bir süre felç kaldı. Ona ben evimde baktım, eşimle birlikte.

Ayağa kaldırdık. Liya gerçekten bir mucize. Ama yaşadığı acıları hatırladıkça ben insan olarak çok inciniyorum, çok üzülüyorum.Volkan KOÇ, BBC News

Liya şimdi sağlıklı ve çok sevilen bir köpek. Patiliköy’ün de maskotlarından biri oldu. Burada yaşadığı tüm acıları unutturmaya, ona güzel bir hayat sağlamaya çalışıyoruz…

Buzda...

Gerçekten üşümek nedir bilir misiniz?

Bu ikizlerin hikayesi yürekleri dağladı.. Abartıya hiç gerek yok, üşümenin en açık tanımıydı onlar.

Otobanda, yol kenarında iki yavru farketti Volkan KOÇ.

Asfalt öyle soğuktu ki, donan patileri acıyor, ayaklarını kaldırıyorlardı. Buz gibi esen rüzgar minicik bedenlerini savuruyordu…

Evsiz, aç ve donmak üzereyken aracının kaloriferinin önüne koydu onu. Oradayken bile birbirlerine sarılarak ısınmaya çalıştılar.

Patiliköy onlara kapılarını açtı, sıcacık bir sobanın önüne koyup ısıttı, tertemiz bir su ve leziz bir mama koydu önlerine. Veteriner ile tedavi ve bakımlarını yaptırdı.

Artık onlar da Patiliköy’ün mutlu evlatlarından ikisi. Mutlular, toklar, üşümüyor ve sürekli seviliyorlar (sevmeye doyana aşk olsun!).

Bir masal diyarı…

Bir ev düşünün…

  • Sevgiye aç yüzlerce cana kendi evladı gibi bakan, öpüp okşayan insanların,
  • Yılın her günü onları beslediği,
  • Kışın -20 derecede bile soba yakıp ısınmalarını sağladığı,
  • Yazın asfaltın bile eridiği sıcaklarda bir havuz kurup serinlemesini sağladığı,
  • Hastayken veterinere götürdüğü,
  • Sağlıklıyken zincirlemek yerine özgür bıraktığı,
  • Gece bile kameralardan izleyip güvende ve mutlu olduklarından emin olunduğu,
  • Engelli canlara güvenli ve yaşanabilir bir ortam sunduğu,
  • Kirden pislikten hastalanıp ölmek yerine, yıkanıp tüylerinde dalgalanan rüzgarı hissettikleri,

Bir ev,

Bir yuva,

Bir sevgi kaynağı,

Bir, masal diyarı.

İşte burası, mutlu patilerin diyarı,

Burası PATİLİKÖY

Sarılmanın böylesi…

Onu Bala ilçesine yakın bir noktadan ihbar ile aldım.

Sabah beri onunla uğraşıyorum.. Şarj olmadığı için kurtarma anını alamadım.

Kar üstünde 4 yavrusu ölmüştü.. Diğerleri donmak üzereydi.

Aldim geldim. Sobali odaya koydum.

Korku dolu bakışları ve yavrusuna sarilmasi yüreğimizi yaktı.” Volkan KOÇ

 

Onlar artık Patiliköy’de. Sıcacık sobanın karşısında ve karınları yok. Acılarını hafifletmek için elimizden geleni yapıyoruz.

Karda...

Ölmek üzereyken uzanan yardım eli

Bir düşünün:

  • Uçsuz bucaksız bir dağ başındasınız,
  • Hava -20 derecelerde,
  • Etrafta ne bir yerleşim yeri var, ne de imdat çığlıklarınızı duyabilecek birileri,
  • Açlık ve susuzluktan hareket edecek dermanınız kalmamış,
  • Hastalık ve kötü beslenmeden dolayı vücudunuzda sizi koruyacak hiçbir tüy kalmamış,
  • Buz gibi havada donarak ölmeyi bekliyorsunuz…

 

Derken bir el uzanıyor…

Sizi kucaklayıp bir arabaya koyuyor.

Tüm patilerin mutlu ve sağlıklı yaşadığı bir masal diyarına götürüyor.

Sıcacık bir sobanın önüne yatırıp, önünüze tertemiz bir suyla yemek koyuyor.

Yemeğiniz bitince bir veteriner sizi muayene ve tedavi ediyor.

Dışarıda yüzlerce mutlu hayvan merakla sizi izliyor, aralarına katılmanızı bekliyor.

 

İşte burası, tükenmiş ümitlerin yeniden doğduğu yer,

Burası PATİLİKÖY

Çöpte...

Çöpe atılan canlar…

  • Hasta,
  • Yaralı,
  • Aç,
  • Şiddet Görmüş,

ve ölmesi umularak çöpe atılmış…

 

Yaşamak için hiçbir umudunuz yokken…

Bir el uzanıp sizi alıyor, sıcacık bir arabaya koyup doktora götürüyor.

Tedavi ediliyorsunuz,

Seviliyorsunuz,

Mutlu köpeklerin diyarına götürülüyorsunuz…

PATİLİKÖY’e, bir masal diyarına…

Suda...

Boğulmayı kabullenmişken..

Çevrenizdeki tüm canlar kendini kurtarabilecek kadar güçlü iken,

Siz, açlıktan ve hastalıktan, içinde bulunduğunuz suda kıpırdayamıyorsunuz bile. Boğulmayı, ölmeyi kabullenmişsiniz.

Bu gibi suda çırpınamıyorsunuz bile, gücünüz yok.

Batıyorsunuz…

Ve işte o an yine Volkan KOÇ, ve yine bir Patiliköy mucizesi gerçekleşiyor…

Karanlıkta...

Heryer kararınca…

Yemyeşil bir ormanda, özgür olduğunuzu düşünün.

Yemek bulmak tek derdinizken, koca dünyada yapayalnızsınız.

Bir lokma yiyecek için etrafı dolaşırken…

Bir anda heryer kararıyor…

Üstelik gözünüzde müthiş bir ağrı, acı…

Hem karanlık, hem acı, hem de açlık…

Ama PATİLİKÖY varsa, sokaktaki canlar için elbet umut vardır!